ALERJİK RİNİT

Allerjik rinit (Allerjik nezle) nedir?

Toplumda en sık görülen allerjik hastalıklardan biridir.

Allerjik rinit her yaşta ortaya çıkabilir.

Hastalık sıklıkla allerjik konjonktivit (göz nezlesi), allerjik sinüzit veya astımla birliktelik gösterir.

Allerjik rinitli hastaların yaklaşık 1/3’ünde astım gelişir.

Allerjik rinit hayatı tehdit etme özelliği olmayan ancak hastanın yaşam kalitesini belirgin şekilde bozan bir hastalıktır.

Allerjik rinite ne yol açar?

Özellikle allerjik olan anne ve/veya babaların çocuklarında görülme sıklığı daha fazla olan bu hastalık; endüstriyel gelişmiş ülkelerde, çevre kirliliği gibi faktörlerin artması ile giderek artmaktadır.

Belirli bir alerjenle karşılaşıldığı zaman şikayetler ortaya çıkar. Hastanın şikayetlerinin ortaya çıkabilmesi için hastanın sorumlu allerjenle daha önceden en azından bir kez karşılaşmış ve ona duyarlı hale gelmiş olması gereklidir.

Allerjik rinit ne zaman belirti verir?

Allerjik rinit mevsimsel olabildiği gibi yıl boyu da sürebilir. Bazı hastalarda ise yıl boyu süren şikayetlerde bahar aylarında artış gözlenir.

Yıl boyu şikayetleri olanlarda genelilkle ev tozu akarı (mite) ve/veya küf mantarları ve/veya hayvan (kedi, köpek, kuş , hamamböceği vb) alerjisi tespit edilir. Özellikle ev içi ortamda geçirilen akşam ve gece uyku saatleri allerjenle en çok temas edilen saatlerdir. Böyle olunca hastalar özellikle sabahları uykudan kalktıklarında allerjik rinit belirtileri gösterirler.

Mevsimsel şikayeti olanlarda ise polen alerjisine çok sık karşılaşılmaktadır, bazı küf mantarı alerjileri de mevsimsel özellik gösterebilir.

Allerjik rinit belirtileri nelerdir?

  • Hapşırma
  • Burunda kaşınma
  • Burun akıntısı
  • Burun tıkanıklığı
  • Geniz akıntısı
Allerjik rinitli hastalarda genelde allerjik konjonktivit (göz nezlesi) eşlik ettiği için gözlerde yanma, batma, kaşınma, sulanma gibi bulgular da görülebilir.

Eğer allerjik sinüzit varsa, geniz akması, baş ağrısı, gece gelen öksürük nöbetleri olabilir.

Astımın da birlikte görüldüğü hastalarda, nefes darlığı, hırıltlı solunum, göğüste sıkışma hissi, öksürük gibi bulgular olabilir.

Allerjik rinit tanısı nasıl konur?

Allerjik rinitli hastalara uzun süre grip zannedilerek yanlış tedaviler uygulanabilir. Eğer ailesinde allerjik hastalık hikayesi olan bir kişi ise allerjik rinit, hasta ve hekimin aklına daha erkenden gelir.

Hastalarda allerjik rinit düşündükten sonra, allerji sistemik bir hastalık olduğu için tam bir fizik muayene yapılmalıdır.

Tanıyı desteklemek ve sorumlu allerjeni saptamak için alerji deri testleri uygulanır. İlk basamak deri testi olarak prick (delme) testi uygulanır. Bu testte genellikle ön kol iç yüzüne, bazen sırta her bir alerjen için birer damla allerjen ekstresi damlatılır ve deri üzeri bu damlanın içinden çok minik uçlu, çoğunlukla plastikten yapılmış özel deri testi iğneleri ile delinir. Testin güvenilirliği için alerjenlerin yanı sıra mutlaka pozitif ve negatif kontrol testleri de uygulanmalıdır. 15 dakika sonra ciltte oluşan kızarıklık ve kabarıklık ölçülür ve kayıt edilir.

Şikayetleri allerjik rinit ile uyumlu, ancak deri prick testleri negatif çıkan hastalara intradermal test olarak adlandırılan ikinci basmak deri testleri uygulanır. Ancak intradermal deri testlerinin prick teste göre sistemik reaksiyon geliştirme özelliği olduğu için sadece bu uygulama konusunda deneyimli alerji uzmanları tarafından müdahale şartlarının yeterli olduğu ortamlarda uygulanması gereklidir. İntradermal testlerde de prick test gibi 15-20 dakika içinde sonuç alınmaktadır.

Allerji araştırmak amaçlı kan testleri ilk basamakta istenen testler değildir. Allerji tanısında her zaman deri testleri önceliklidir. Ancak yaygın deri lezyonu olanlarda, şiddetli belirtiler nedeni ile alerji ilacını bırakamayanlarda, gebelerde ya da deri testlerini etkileyen ilaç kullananlarda (örneğin trisiklik antidepresanlar) kan testleri yapılabilir. Bu hastaların kan testlerinde total IgE yüksektir. Ayrıca kanlarındaki eozinofil sayısı artmıştır. Ancak ne total IgE düzeyi ne de kan eozinofil sayısının direk olarak allerji tanısını koydurucu bir özelliği yoktur. Phadiatop IgE veya spesifik IgE ölçümü gereklidir. Ancak oldukça pahalı olan bu testlerden hangilerinin yapılacağına hastanın şikayetlerine göre allerji uzmanı tarafından karar verilmelidir.

Allerjik rinit nasıl tedavi edilir?

Tüm alerjik hastalaıklrın tedavisinde geçerli olan prensipler alerjik rinit tedavisi için de geçerlidir.

Bu prensipler 3 maddede toplanır:

Korunma: Hastanın mutlaka allerjenle kontağını bitirmesi veya bunu minumum düzeye indirmesi gereklidir (korunma yöntemlerini web sayfamızda bulabilirsiniz).

İlaç tedavisi: Öncelikle burun içine uygulanacak veya ağızdan uygulanacak alerji ilaçlarından fayda sağlanmaya çalışılır. Hastaların önemli bir kısmında bu ilaçlardan fayda elde edilir. Hekimin uygun gördüğü durumlarda burun içine uygulanan kortizonlu spreylerden de belirgin yarar sağlanır. Bu tür kortizon preparatlarının yan etkisi yok denecek kadar azdır.

Aşı tedavisi (Spesifik/alerjen immünoterapi): İlaçlardan yeteri derecede fayda sağlanamayan hastalarda allerjen immünoterapi (aşı) tedavisi Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’ nün onayladığı bir tedavidir. Etkinliği kesin kanıtlanmış olan bu tedavi yönteminde bu günkü standartlarda yüksek kalitede allerjenler kullanılmaktadır. Allerjen immünoterapisi ile alerjik rinitli hastalarda astım gelişiminin önlendiği gösterilmiştir. Bu tedavi yönteminin kişiye özel olarak belirlenmesi gereklidir. En az 3 yıl sürecek ve önemli yan etki riski olan bu tedavinin mutlaka alerji uzmanı tarafından planlanması ve uygulanması gereklidir.